11 Aralık 2008

Remind Me


İyi ol, fakat çok değil.
Birazcık huysuz ol.
İçinden geliyorsa dua et.
Eğer sana rahatlık veriyorsa, arada bir küfür de et.
Etrafındakilere karşı mümkün olduğu kadar dostça davran, müşfik ol.
Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir durum karşısında kalırsan, bağır, kır, dök ve unut.
Her zaman gülümse, dudaklarından tebessüm eksik olmasın, hatta bu bazen acıtsa bile. Unutma, gülümsemene kimin ne zaman ve nerede aşık olacağını bilemezsin;)
Her zaman ve her yerde eline geçen bütün mutluluğu yakala, en ufak parçasının bile kaçmasına izin verme.
Yaşa, her şeyden önce yaşa ve sırf bu dünyaya tesadüfen gelmiş olduğun için laf olsun diye günlerini geçirme.
Eğer bir aşkı tanıyacak kadar talihli isen; bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev.
Hayatını o şekilde yaşa ki, her an kendi kendinin elini sıkabilesin ve her gün faydalı olan hiç olmazsa ufak bir şey yap ki, geceleri yaklaşır yaklaşmaz, örtünü üzerine çekip kendi kendine "Ben elimden ne geldi ise yaptım." diyebilesin.
Unutma..İstersen yaparsın.



Lise yıllarıydı bu yazıyı okuduğumda. Kendimden birşeyler bulmuş olmalıyım ki, o zamandan beri odamdaki panomda asılı duruyor, odaya her girişimde selamlıyor beni.
Ben de tüm benliğimle ve isteğimle orda yazanları yapmak istiyorum - ve sanırım yapıyorum da. Ne mutlu bana:)

Gülümse. Sırf hayata gıcıklık olsun diye bazen. Kahkahalarla gül. O an için kan ağlasa dahi. Ama eninde sonunda, o topladığın küçücük mutluluklar, seni aydınlığa ulaştıracak.
Kötülüğü kendine bahane edip karanlıkta kalmaktansa, silkelenip kendim olmayı tercih ettim ben uzun zaman önce. Gecenin içindeki o küçük yıldızın parlamasını gördüm. Yine ben, alıştığım ve olduğum gibi.

Ne demiştik? İstersen yaparsın.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

üzüntülerini de ertelememek lazım ama. küçük şeylerle mutlu olmuş gibi görünüp, üzüntülerin içinde birikip bi anda patlaması. korkunç. sebep odurki her duygu yerinde yaşanmalıdır kanımca, maskelere hiç de gerek yok.