24 Kasım 2008

Modern zamanlarda aşk dibdidirırum...


"Herkesin yaşamlarını yapayalnız, kendi kabuğuna çekilmiş ve kendi yağında kavrularak sürdürdüğü bu çağda, bir insan başka bir insanın yaşamına girmeyi nasıl başarır? İçimizde bir yerlerde tek istediğimiz sevmek ve sevilmek olduğuna kendimizi inandırabiliyoruz ama iş bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya gelince etrafımızı çeviren kocaman güvensizlik duvarını yıkmakta isteksiz davranıyoruz.
Hadi kabullenelim, söz konusu ilişkiler olduğunda, bir avuç dolusu tembel, memnuniyetsiz idealistten başka bir şey değiliz. Karşılanması zor beklentilerimizi yerine getirebilecek o özel insanı bulsak bile, çok geçmeden, ilişkiyi yürütebilmek için günden güne verdiğimiz ödünlerin altında kalıyoruz. Çantada keklikmiş gibi davranıyoruz. Her nasılda, günümüzde modern yaşamın getirdiği, bize zaman ve enerji kazandıran kolaylıkların, kişisel yaşamlarımıza da uygulanabileceği yanılgısına düşmüşüz. Seçme özgürlüğümüzü son derece katı bir kararlılıkla savunuyoruz, ama zihnimizin arka odalarında bir yerlerde, şunu hissediyoruz ki, sıradaki ihtimallerden birini seçmeseydik, mutluluğu yakalama ola sılığımızın çok daha yüksek olacağını hissediyoruz, hatta bundan eminiz." Çok garıp degıl mı, rastgele okudugum bır kıtaptakı bu yazı ılgınc bır sekılde etkıledı benı. Neyse ben bı hava alıp geleyım en ıyısı klavyem de bozuldu zaten yazamıyorum dogru duzgun cok sınır bozucu bı durum sız sız olun bılgısayar basında hopur hopur portakal suyu ıcerken daha dıkkatlı olun. Hmpf ..

3 yorum:

O.E.M dedi ki...

bir matematik denklemi gibi herseyin bir karsiligini beklemeye, gormeye, almaya yada vermeye alismisiz. esitlik olmazsa garipsiyoruz sanki..

yusufyusuf dedi ki...

Güzel blog...

The Monster Look ©

Seçil Ural dedi ki...

Hayat bir matematik olabilir, ama işin içinde "duygular" gibi sayısız değişkenler girdiğinde her şeyin ne kadar farklı olabileceğinin farkında olmamız lazım.