Uyku tutmayan gecelerden bir tane daha.
Oda desen dağınıklıktaki son noktasında; ileri analiz ödevleri(iki dönemlik ders, bitmiyor, bitmiyor!!!), yatağa yayılmış kalın analiz kitapları (kaynak taramak gerek tabi ödev yaparken), meyve tabağım (elmamı yine bitiremedim, neyseki annem görmedi (!) ), defterler, birsürü kitap, fotoğraflar, masamda unutmamak için yazdığım küçük rengarenk notlar, kalemler, peçeteler (gribim) vs.vs.
Sabah erkenden başlayacak bir gün. Kalp şeklinde alarmlı bir saatim var. Hem telefonumu hem de onu kuruyorum; çünkü uykum öyle derin oluyor ki sabahları - bir tek alarmla uyanamıyorum. Üstüste çalan 5 alarmdan sonra anca kendine gelen bünye, haliyle ev halkının büyük tepkisini çektikten sonra kendini banyoya atıyor.
Ödevler, projeler, unutulmaması gereken tonlarca şey. "Şu hocaya git, şunu sor", "Seminer var, unutma.", "Bilgisayar götürüceksin yarın", "Kulüp gezisi için para toplanıcak, dekanlığa uğra.", "Asistana git, ödevde bikaç takıldığın nokta vardı."
"Yaaaa ama ben yarın ne giyicem?" derdini de eklesem mi acaba? :)
Tamam sustum.
Uykumun gelmesi için her türlü yöntemi deniyorum şu an. Zaten biraz sonra kuzu sayma işlemine geçicem büyük ihtimalle. Biraz önce mutfağı taradım, süt bitmiş ya lanet olsun! (Evet uzun bir insanım tahmin edebileceğiniz üzere - ama emin olun sütten değil; öyle manyak genler var ki, hala uzuyorum)
Bazı hocalarımın adlarını "google"ladım biraz önce. (Bu da yeni adet, özellikle yabancı dizilerde çok geçer oldu - 'Araştırmak istiyorsan, bence "google"lamalısın tatlım!)
Hangi hocaların hangi makaleleri ve hangi kitapları Google Akademik aramada çıkıyor ve de en önemli nokta - kaç citation ile?
İleri Analiz hocam lider görünüyor. İki bölümümde de.
İki bölüm derken?
Neyse boşver.
Hee çift anadal, heee.
Heeee ineğim ben. Başka soru?
Yattım ben.
Si yu leytır, eleveytır.
15 Mart 2009
Yeni Başlangıçlar

Bu başlığı yazarken bile gülüyorum. Çünkü arada eser bana - daimi bir "yeni bir başlangıç yapmam lazım artık" düşüncesi sarar birden. Sanki etrafımdaki her şey benimle beraber eskiyor ya da kirleniyor; ve de ben, rutin aralıklarla ya baştan başlamak zorunda hissediyorum kendimi, ya da temiz bir sayfa açmak.
Saçmalık gibi görünebilir. Ama ben sadece insanoğluna verilmiş belki de en güzel özelliği doyasıya kullanmak istiyorum - "unutmak"
Belli bir zaman geçer. İnsanlar değişir. Sen değişirsin. Senin için "iyi" ya da "kötü" olarak etiketlendirilebilecek olaylar yaşanır çevrende. "İyi" olanları hafızana kazırsın, gelecekte tekrardan hatırlayıp gülümseyebilmek için. "Kötü" olanları ise geri dönüşüm kutusunda bekletmektense, onların sonucunda yaşadıklarını ve hissettiklerini, beyninin ufak bir köşesine not alırsın - bir daha karşılaştığında o olayı yaşamayıp kısayoldan direk sonuca ulaşabilmek için.
Sonunda ise sana kocamaaaan bir gülümseme kalır. :)
Hayatımın hiç olmadığı kadar güzel gitmesi, sebepsiz yere sürekli gülüyor olmam işte bu nedenlerden. Sahte olduğum zamanlar da oldu. O zamanlar yazdıklarımı da hatırlıyorum: "Kendim olamıyorum, sanki bir şeyler sürekli beni engelliyor benliğimden." diye.
Artık oyun bitti.
Mutlu olmak için herhangi bir sebep olması gerekmediğini gördüm ben bugünlerde.
Siz de deneyin, güzelmiş :)
Etiketler:
Seçil Ural
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
